Trafik kazası sonrası ilk birkaç dakika, olayın seyrini belirler. Sakin kalabilen, suçlamak yerine anlamaya çalışan ve insani değerleri maddi hasarın önüne koyan sürücü, trafik adabının en üst mertebesindedir. Çarpışma anındaki adrenalinin etkisiyle vücut "savaş ya da kaç" tepkisi verir. Adabın ilk kuralı, bu dürtüsel tepkiyi bastırıp mantığı devreye sokmaktır. Aracınızdan inmeden önce üç derin nefes alın. Amacınızın kavga etmek değil, güvenliği sağlamak olduğunu kendinize hatırlatın. Önce kendi canınızı ve yolcularınızı, sonra trafik güvenliğini (reflektör vb.) sağlayın. Sakin bir fiziksel ortam, sakin bir iletişimi getirir. Kaza sonrası karşı tarafa "Neden yaptın?" diye bağırmak hiçbir maddi hasarı geri döndürmez: Karşı taraf da en az sizin kadar korkmuş ve üzgün olabilir. İlk cümleniz "Geçmiş olsun, bir şeyiniz var mı?" olmalıdır. Kimin haklı olduğuna siz değil, tutanaklar ve sigorta eksperleri karar verecektir. Tartışmak süreci sadece zorlaştırır. Eğer kazada yaralanma varsa, adabın boyutu "yaşam hakkına saygı"ya evrilir. Yaralıların onurunu ve mahremiyetini korumak en büyük sorumluluktur. Net ve Dürüst Olun: Olayı abartmadan, saptırmadan ve net cümlelerle anlatın. Yanlış bilgi süreci tıkar. Nezaketi Korumak: Görevini yapan memurlara karşı iş birliği içinde olun. Sert tavırlar sadece gerginliği artırır. Tutanak Adabı: Karşı tarafla tutanak doldururken teknik terimleri sakince kullanın, imza atmadan önce mutlaka okuyun.Şok Anında Sükunet
Derin Nefes ve Kontrol
Güvenlik Önceliği
Suçlu Aramak Değil, Çözüm Üretmek
İnsani Saygı ve Mahremiyet
Resmi Makamlarla İletişim Dili
Polis ve Sağlık Ekipleriyle Diyalog:
Empatiyle Yaklaşın:
Yargıç Rolüne Soyunmayın:
✘ Görüntü Almayın! Kazazedelerin veya yaralıların fotoğraflarını çekmek, videoya almak ve sosyal medyada paylaşmak ağır bir etik ihlalidir.
✔ Yardımcı Olun Profesyonel ekipler gelene kadar yaralının yanında durmak, elini tutmak veya sakinleştirici konuşmak en yüce adabi davranıştır.