Hak, yasalara göre sahip olduğumuz yetkidir; sorumluluk ise bu yetkiyi kullanırken başkalarının yaşam alanına müdahale etmeme ödevidir. Trafikteki en büyük "hak", can güvenliğidir ve bu hakka hizmet etmek herkesin en birincil "sorumluluğu"dur. Bir motorlu aracı kullanmak, potansiyel bir tehlikeyi kontrol altında tutmak demektir. Sürücünün sorumluluğu sadece direksiyon çevirmekle sınırlı değildir. Belgelerin (Ehliyet, Sigorta) tam olması, hız limitlerine uyulması ve trafik işaretlerinin eksiksiz takibidir. Aracın mekanik olarak trafiğe hazır olması sürücünün sorumluluğundadır. Arızalı bir far, başkasının yaşam hakkını tehdit eder. Trafikte öncelikli olan yayalar, bu haklarını kullanırken kendi güvenliklerini de korumakla yükümlüdürler: Yaya geçitlerini, alt ve üst geçitleri kullanmak; trafik ışıklarına uymak en temel ödevdir. Kulaklıkla müzik dinleyerek veya telefona bakarak yola adım atmamak; çevre kontrolünü elden bırakmamak gerekir. Yolcular, trafiğin "pasif" değil, "destekçi" unsurlarıdır. Güvenli bir seyir için yolcuların da uyması gereken etik kurallar vardır. Trafik alanı, toplumun ortak mülküdür. Bu mülkü korumak, her vatandaşın kamusal sorumluluğudur. Altyapıyı Korumak: Trafik levhalarına, sinyalizasyon sistemlerine ve yol yapılarına zarar vermemek. Çevresel Hassasiyet: Araçtan dışarıya çöp atmamak ve aşırı gürültü yaparak çevreyi rahatsız etmemek. Ekonomik Bilinç: Trafik kazalarının ülke ekonomisine verdiği milyarlarca liralık zararı düşünerek riskten kaçınmak.Sürücülerin Sorumlulukları: Kontrol ve Bilinç
Yasal Uyumluluk
Bakım ve Teknik Güvenlik
Yayaların Sorumlulukları: Görünürlük ve Dikkat
Yolcular: Güvenli Yolculuğun Paydaşları
Kamuya Karşı Sorumluluk: Ortak Değerleri Korumak
Kurallı Geçiş:
Aktif Farkındalık:
Sürücünün dikkatini dağıtacak eylemlerden kaçınmak.
Emniyet kemerini takmak ve araç içindeki düzeni korumak.
Toplu taşıma araçlarında yaşlı, engelli ve hamilelere yer vermek.
Araçtan inerken ve binerken kapıları trafiği tehlikeye atmayacak şekilde açmak.